Tefsirin Tedvin Dönemi

Mehmet Sağlam

Administrator
Yönetici
Admin
Katılım
29 Ara 2017
Mesajlar
1,024
Beğeniler
7
Puanları
38
Web sitesi
www.msaglam.net
#1
Tefsirin Tedvin Dönemi


Toplamak, kaydetmek, yazıya geçirmek anlamındaki tedvin; rivayet yoluyla hafızadan hafızaya nakledilen ve çeşitli yazı malzemeleri üzerinde dağınık hâlde bulunan tefsirle ilgili söz ve metinleri toplamak, düzenli bir şekilde yazıya geçirerek tefsir kitaplarını oluşturmak anlamına gelir. Buna göre tefsirin tedvini denilince Kur’an tefsiriyle ilgili rivayetlerin düzenli bir şekilde kitaplarda toplanması anlaşılır. Tefsirle ilgili rivayetlerin tedvin edilmesine kadar tefsir faaliyeti çeşitli aşamalar dan geçmiştir. Bu aşamaların ilki, Peygamberimiz ve sahabenin dönemindedir. Sözlü kültürün daha yaygın olduğu Peygamberimiz döneminde Kur’an’la karışması ihtimali nedeniyle Kur’an dışında genellikle başka bir şey yazılmamıştır.

İkinci aşamada ise Peygamberimiz döneminde yazılmış az sayıdaki hadis sahifeleri ve muhaddislerce ezberlenen hadisler çeşitli mecmualarda toplanılmaya başlandı. Bu hadis mecmualarının bazı bölümleri ayetlerin tefsirleriyle ilgili olduğundan hadis kitaplarında ''kitabu't-tefsir'' olarak adlandırıldı. Böylece tefsir rivayetleri, hadis kitapları içerisinde de olsa bağımsız bölümler oluşturmaya başladı. Yine bu dönemde Kur’an’daki kelimeler ve kelime bilgisi üzerine araştırmalar yoğunlaştı. Bunların bir kısmı da yazıldı. Bu döneme tefsirin kitabeti adı verilmiştir.

Üçüncü aşama ise
tabiin döneminin sonlarından itibaren başlayan tedvin dönemidir. Bu dönemde tefsir rivayetleri, hadis kitaplarının birer bölümü olmaktan çıktı. Kur’an’ı baştan sona tefsir eden bağımsız tefsir çalışmaları kitaplarda toplanmaya başlandı. Bu anlamda Kur’an-ı Kerim’i baştan sona tefsir eden ilk yazılı kitap, Mukâtil b. Süleyman (öl. 150/767)’ın “Kitabu’t-Tefsiri’l-Kebir”idir. Tefsiri dışında onun Kur’an’daki eş sesli ve eş anlamlı kelimeleri ve ahkâm ayetlerinin açıklamasını derleyen iki eseri günümüze yazılı olarak ulaşmış ilk tefsir vesikalarıdır. Mukâtil’in tefsirinde kelimelerin farklı anlamları, ilk dönem kıraat farklılıkları verilmiş, sebeb-i nüzul, tarihî haberler ve şahıs isimleri çokça nakledilmiştir. Örneğin; Mukâtil “...yalan sözden sakının.” (Hac suresi, 30) ayetini “Şirk olan yalan sözden korkun.” şeklinde tefsir etmiştir.

Bunun dışında en eski yazılı tefsir vesikaları şunlardır:

Ali b. Ebi Talha (öl. 143/760)’nın tefsir risalesi: Bu tefsir risalesinden Buharî hadis kitabında ve Taberî de tefsirinde çeşitli nakiller yapmışlardır.

Süfyan es-Sevrî (öl. 161/778)’nin Arap dilinin filoloji kurallarına ve sebeb-i nüzule dayanarak ayetleri açıklayan eseri “Kitabu’t-Tefsîr” ilk yazılı tefsirlerdendir. Bu eser Kur’an’daki bütün ayetleri tefsir etmemektedir.
 
Üst Alt